SEVDA BAYAN KUAFÖRÜ
KUPA KUNDURA
Dr. Demet Erciyes

Dr. Demet Erciyes

Mail: demet@bafrahabergazetesi.com

Bağımlılık bir beyin hastalığıdır

Bağımlılık bir beyin hastalığıdır Bağımlılık denince hemen akla morfin, eroin bağımlılığı gibi bir bağımlılık gelir. Gözümüzün önüne de filmlerde gördüğümüz yüzü gözü perişan, uyuşturucu bulmak için her şeyi yapmaya hazır zavallı insanlar gelir. Bu ürkütücü tabloya varıncaya kadar bağımlılığın da türlü çeşitleri ve dereceleri vardır.

Bağımlılığın tanımı

Kişinin alışılmış olduğu herhangi bir olguya karşı (bu bir madde da olabilir, bir insan da olabilir) engellenmesi çok güç bir şekilde psikolojik ve fizyolojik bir ihtiyaç duymasıdır. Kişide bu alışkanlığa karşı koyulamaz bir şekilde alınan miktar ve kullanma sıklığı giderek artar. Alınmadığı zaman yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Artık sonuçta bu ihtiyaç karşılanmadan günlük hayatın sürdürülmesi imkânsız hale gelmiştir . Bağımlılık süreklilik gösteren kronik bir hastalık gibidir. Kişiyi uğradığı tüm zarara rağmen o alışkanlığı aramaya zorlar.

1 - Fiziksel bağımlılık: Kullanılan madde ya da ilaca karşı duyulan fiziksel bir ihtiyaçtır. Buna ulaşılamadığı takdirde bulantı, kusma, terleme,  titreme ve üşüme gibi olumsuz fiziksel belirtiler ortaya çıkabilir.

2 - Psikolojik bağımlılık: Burada alışkanlıktan vazgeçmek kişi için imkânsız gözüküyordur. Onsuz yapamayacağına inanır. Madde alınmadığı taktirde anksiyete, sinirlilik  gibi psikolojik belirtiler ortaya çıkar.

Fiziksel bağımlılık ve psikolojik bağımlılık aynı kişide ve aynı anda görülebilir. Fiziksel bağımlılığın tedavisi, psikolojik bağımlılığa oranla daha kolaydır çünkü psikolojik bağımlılıktan kurtulma kişinin isteğine bağlıdır ve daha uzun bir terapi süreci gerektirir.

Beyinde başlar

Öncelikle bağımlılığı bir beyin hastalığı olarak ele almak gerekir. Çünkü bağımlılık gelişirken beyinde bir takım bölgelerde bazı nörokimyasal değişiklikler olur. İnsan beyni halen keşfedilmeye muhtaç muazzam bir düzen içinde kendi organizasyonu ve hiyerarşisi ile şaşırtıcı bir biçimde çalışır. Beyinde her bölgenin kendine özel bir görev dağılımı vardır. Bu bölgeler de dış etkenlerden ona göre farklı şekilde etkilenir.
İnsanı başlangıçta sanki basit gibi görünen bir şekilde keyif verecek sanılan bir uyarandan aslında tüm hayatını mahveden bir canavara kadar sürükleyebilen bu hüzünlü macera gerçekte beyinde olup biter.

Beyinde bağımlılıkla ilgili bölgeler

Beyinde bağımlılıkla ilgili bazı bölgeler var demiştik. Bize keyif veren mutlu eden bir uyaranla karşılaştığımız zaman örneğin hoşumuza giden bir müzik, çikolatalı güzel bir pasta ya da bir kahve veya bir eylem olsun. Böyle bir durumda beynin ödül merkezindeki (ventral tegmental alan) nöronlar bize haz veren ve iyi hissettirecek dopamini salgılar. Buraya kadar bir sorun yok. Keyif aldığımız bir müziği dinlemekle beynimizden salgılanan dopaminle de bu keyfi pekiştirmemizin hiçbir zararı yok. Ancak aynı durum bağımlılık yapabilecek bir madde ya da olay ile karşılaşıldığı zaman farklı seyrediyor. Beyinde dürtüleri yönetme, muhakeme etme, karar verme gibi faaliyetlerinden sorumlu (frontal korteks) ve korku ve öfke gibi duygusal tepkilerden sorumlu (amigdale) merkezlerin de bağımlılık ile ilgili davranışlar üzerine etkileri vardır. Bağımlılık geliştiren madde alındığında beynin bu bölgelerindeki öğrenme, muhakeme etme, karar verme gibi yetenekleri de bozulur. Duygusal tepkilerde de bozukluk meydana gelir.

Bağımlılık çeşitleri

Alkol bağımlılığı

Sigara ya da tütün bağımlılığı,

Eroin bağımlılığı,

Esrar bağımlılığı,

Kokain bağımlılığı,

Morfin bağımlılığı,

İnternet bağımlılığı,

Extacy bağımlılığı,

Kafein bağımlılığı,

Kumar bağımlılığı olabildiği gibi bir de insan bağımlılığı vardır.

Bağımlı olunan unsur farklılık gösterse de olay ve sonuç hep birbirine benzer.

Yeşilay varsa hayat var

Ülkemizde bağımlılıkla mücadelede önlemek ve kurtulmak anlamında değerli bir hizmet veren Yeşilay’ımız 102 yıldır çalışmalarına devam ediyor. Geçtiğimiz 5 Mart günü kuruluş yıldönümünü kutladığımız Yeşilay alkol, tütün, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığı olmak üzere beş farklı bağımlılıkla mücadelesini Türkiye’nin 81 ilinde toplam 120 şube ile veriyor. Farklı yaş gruplarına yönelik önleme projeleri ile eğitimin, sanat ın, sporun gücünden de yararlanan Yeşilay, Türkiye genelinde sayıları 104’e ulaşan ve 2015 yılında kurulan Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM) ile bağımlılara ve yakınlarına rehabilitasyon alanında da destek veriyor.

Yeşilay aynı zamanda YEDAM’dan destek alan bağımlıların umut dolu öykülerini “Renklerini Yeniden Kazananlar” kitabında topladı. Yeşilay Yayınları’ndan çıkan bu kitapta, toplumun her kesiminden insanı içeren ve yaşanmış olaylardan kurgulanan toplam 19 adet öykü var. Çıkmazlarda kaybolanların feraha erişmeleri, insan umuduna dair izleri ve renkleri solanların yeniden yeşerme serüveninin yer aldığı öykülerin her biri güzel birer örneği anlatıyor. Bu yıl 1-7 Mart Yeşilay Haftası, “Yeşilay Varsa Hayat Var” sloganıyla kutlandı. Bu vesile ile geçen hafta Prof. Dr. Mücahit Öztürk başkanlığın da faaliyetini sürdüren Yeşilay’ın bağımlılığı anlatan eserleri Atatürk Kültür Merkezi’nde sergilendi. Uluslararası Yeşilay Karikatür Yarışması ve Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yetenek Yarışması’na katılan eserlerin yer aldığı sergi, Sağlıklı Fikirler Kısa Film Yarışması gibi projeler bağımlılıkla mücadelede sanatın gücünden yararlanmanın en güzel örnekleri arasında yer alıyor. Bu örnek faaliyetleri nedeniyle Yeşilay’ı destekliyor ve kutluyorum.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar