SEVDA BAYAN KUAFÖRÜ
KUPA KUNDURA
Mehmet FARAÇ

Mehmet FARAÇ

Mail: mehmet@kizilirmakgazetesi.com

Şehitler, vatan, ''yağma!..''

Katarlıların Kanal İstanbul üzerindeki oyunları, emperyal güçlerin borsayı ele geçirmesi, döviz spekülatörlerinin vurgunu, çöken ekonomi ve bir yandan da adeta "yağma"ya dönüşen bir "satış" furyası var ki; Türkiye adeta parça parça tüketiliyor...

İşte o acımasız tükenişin en büyük tezgahı da, adına "özelleştirme" denilen "talan" tuzağı!..

Atatürk'ün genç cumhuriyeti ayağa kaldırmak için temellerini attığı tesislerin neredeyse tamamı yok pahasına rantiyeye verildi...

O tesislerin büyük bölümünde AVM'ler, plazalar yükselirken, sadece üretim ve istihdam değil, millî kaynaklar da siyaset-yandaş tezgahı uğruna yok edildi...

Türkiye'de halkın mallarına yönelik haraç-mezat operasyonu "özelleştirme" adı altında 1986'da başladı...

AKP'nin iktidara geldiği 2002'ye kadar geçen 16 yılda 8 milyar dolarlık özelleştirme işlemi yapıldı...

AKP'nin 19 yılık iktidarında ise özelleştirmenin boyutu 62.3 milyar dolara yükseldi...

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) verilerine göre, 1986-2021 arasında 400'e yakın kuruluştaki kamu payları, kurumlara ait 3 bin üzerindeki taşınmaz AKP tarafından satıldı...

En büyük kuruluşlardan TEKEL, PETKİM, TEDAŞ, Sümer Holding ve Şeker Fabrikaları'nın taşınmazlarının da yer aldığı 3.9 milyar dolarlık satışların 3.7 milyar dolarlık bölümünü AKP yaptı...

Ancak AKP toplumdaki büyük tepkilere rağmen durmuyor...

"Resmi Gazete'de yer alan "Yatırımcıya Duyuru" adı altındaki ilanlarla arazi satışları sürüyor...

2021'in ilk dört ayında 11 ayrı özelleştirme kararı yayımlandı...

Geçmişte özelleştirilen 75 arazinin satışı da onaylanarak toplam büyüklükleri 861 bin 898 metrekareye ulaştı..."

Büyük kısmı turizm bölgelerindeki arazilerin satışından 798 milyon TL'den fazla gelir elde edildi...

Devir, takas, satış!..

AKP'nin özelleştirme çalışmalarındaki veriler Türkiye'de ulusal kaynakların nasıl yok edildiğini çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor;

2005-2020 arasında AKP, 309 milyon metrekare genişliğinde 72 binden fazla taşınmazı satmış,

12 milyar TL'den fazla gelir elde edilmiş.

1.5 milyar metrekareye yakın alan ise devir-takas-hibe adı altında elden çıkartılmış...

İşte bu operasyonun ardından millî kaynaklar iyice tükenmiş...

Millî Emlak Genel Müdürlüğü 2020 sonu verilerine göre, Hazine adına tescilli (yüzde 77.65'i ormanlar, yüzde 11.8'i araziler, yüzde 6.8'i tarlalar, yüzde 0.37'si bağ-bahçeden oluşan) 272 trilyon metrekarelik 4 milyondan fazla taşınmaz bulunuyor...

Ancak bunlara da göz konulmuş olmalı ki, 17.3 milyon metrekarelik 5 bin 780 taşınmaz AKP tarafından satılmış...

Sosyal tesislere plaza!..

Yukarıdaki verilerin çoğunu, AKP iktidarındaki özelleştirme ve satışları raporlaştıran CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl derlemiş...

Bingöl, gazetelere yansıyan açıklamasında, "300 milyon metrekare vatan toprağının tapusu nerede diye soruyoruz. Halkın fabrikalarını, sanayi tesislerini 'özelleştirme' diyerek bir bir sattılar, gelen 62 milyar doları tükettiler. Ellerinde satılacak varlık kalmayınca Hazine arazilerine yöneldiler. AKP'nin milyonlarca metrekarede haraç mezat yaptığı satışlar yağmadır, talandır" diye konuşmuş...

Bu bilgiler ve açıklamalar henüz nisan ayında medyaya yansımasına rağmen, hem AKP'nin satış pervasızlığı sürüyor, hem de kamuoyunun duyarsızlığı...

Vatan elden gidiyor!..

Baksanıza; stratejik kurumlar ve değerli ticari alanlardan sonra TEİAŞ'ın özelleştirme kararı tepki çekmişken, sahillerde kamuya ait askerî ve sivil 18 eğitim kampı ve sosyal tesis de cumhurbaşkanı kararıyla satışa çıkarıldı...

Başta İstanbul olmak üzere, birçok büyük kentteki askerî alanları müteahhitlere satan iktidar, Didim, Beşiktaş ve Manavgat gibi ilçelerde bulunan kamu sosyal tesislerini de kat karşılığı imara açacak...

Evet; Türkiye, "vatanın bir çakıl taşını vermeyiz" diyerek iktidara gelenlerin, devletin neredeyse bütün tesislerini haraç-mezat sattığı bir vahim tükeniş dönemini yaşıyor...

Velhasıl; iktidar-muhalefet hattı ve medya, siyasilerin kullandığı "özel uçak-tarifeli uçak" tartışmasını sürdürürken, Kanal İstanbul'dan daha beter bir tezgah, devletin millî kaynaklarını rantiyeye satıyor ve Türkiye, "özelleştirme" adı verilen bir "talan" furyasının yıkımıyla giderek tükeniyor...

En acısı da; muhalefet, iktidar, medya ve toplum bu utanç verici gidişata karşı bir şey yapamıyor...

Söyler misiniz; Kurtuluş Savaşı'nda emperyalizme direnen yüzbinlerce kuvvacı, vatan toprakları "özelleştirme" adı altında satılsın diye mi can verdi?..

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar