Samsun Liv Hospital Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Ecemiş, halk arasında guatrın tek bir hastalık gibi algılandığını ancak bu tanımın, tiroit bezini etkileyen pek çok hastalığı kapsadığını belirtti.

“Guatr, Tiroit Bezinin Tüm Hastalıklarını Kapsar”

Doç. Dr. Gülçin Ecemiş, guatrın, tiroit bezinin büyümesi, işlev bozukluğu veya nodül oluşumları gibi durumları kapsadığını vurguladı. Hipotiroidi ve hipertiroidi hakkında bilgi veren Dr. Ecemiş, guatr hastalığının çeşitliliğini şu şekilde açıkladı:

  • Hipotiroidi: Tiroit hormonlarının yetersiz üretimi sonucu oluşur. Halsizlik, kilo alma, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, adet düzensizlikleri gibi belirtilerle kendini gösterir.
  • Hipertiroidi: Tiroit bezinin fazla çalışması nedeniyle hormonların aşırı salgılanmasıdır. Sinirlilik, kilo kaybı, titreme, çarpıntı gibi belirtilere yol açar.

Tiroit Nodüllerine Dikkat

Dr. Ecemiş, tiroitte nodül oluşumlarının hasta açısından üç önemli risk taşıdığını belirtti:

  1. Kanser riski
  2. Nodülün aşırı hormon salgılayarak hipertiroidiye yol açması
  3. Nefes borusuna baskı yaparak solunum sorunlarına neden olması

Bu durumların doğru tanı ve tedaviyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Guatr Tanı ve Tedavi Süreci

Guatr şüphesiyle polikliniğe başvuran hastaların muayene ve teşhis sürecinde şu adımlar izleniyor:

  • Muayene: Boyun bölgesinin palpasyonu (elle muayene)
  • Görüntüleme: Ultrasonografi ile tiroit ve çevresinin değerlendirilmesi
  • Laboratuvar Tetkikleri: TSH, sT3, sT4 ve gerekirse tiroit otoantikor testleri yapılır.

Tedavi süreci, hastalığın türüne göre planlanıyor.

Bebeklerde İşitme Kaybının Erken Teşhisi Gelişim İçin Kritik
Bebeklerde İşitme Kaybının Erken Teşhisi Gelişim İçin Kritik
İçeriği Görüntüle
  • Hipotiroidi: Eksik hormonların yerine konması için levotroxin tedavisi uygulanır.
  • Hipertiroidi: Hormon fazlalığı durumunda metimazol veya propiltiourasil gibi ilaçlar kullanılır. Bazı hastalarda cerrahi müdahale veya radyoaktif iyot tedavisi uygulanabilir.

Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Guatr hastalığında ameliyat, özellikle nodüllerin büyüklüğü, kanser riski veya solunum problemlerine yol açması gibi durumlarda tercih ediliyor. Dr. Ecemiş, ameliyat sonrası hastaların ömür boyu levotroxin replasman tedavisi görmesi gerektiğini ve düzenli olarak takip edilmesinin önemli olduğunu belirtti.

Estetik kaygıları olan hastalarda, cerrahi sonrası yara izlerinin modern yöntemlerle en aza indirilebildiğini sözlerine ekledi

Kaynak: İhlas Haber Ajansı