Konu hakkında evinde bir açıklama yapan Altunbaş,Trabzonun Çaykara ilçesinin Yeşil alan köyünde doğup,Keskin/Kırıkkalede büyüdüm. 1981-2013 yılları arasında yurdun değişik yerlerinde Almanca öğretmeni olarak görev yaptım. Halen Bafra Atatürk Kolay Lisesinde Almanca öğretmeni olarak görevime devam ediyorumEvli , 2 çocuk babasıyım.Edebiyat ve şiir dışında Bafra Belediyesi Satranç kulübünün kurucusu çalıştırıcısı,aktif oyuncusu ,il satranç ve Badminton hakemliği yapmaktayım. Değişik edebiyat dergi ve gazetelerde yazarlık faaliyetlerim sürmektedir. Şu ana kadar benim adım mavi yalnızlık ,tutuşur zaman mavi düşlerimde,mavi hüzün,sözlerin mavisi,âsi mavi,ayşin,bir adım ötesi mavi,çivisi çıkmış hüzünler (deneme-öykü)isimli yayınlanmış yedi şiir kitabı,Bir deneme,öykü kitabı ve Anadolu özel çocuklar derneği yararına çıkarılan engelli değilim ,engellenenim ortak kitap çalışması,ayrıca Bafra Kültür ve Sanat Etkinlikleri Derneği Adına mavi yürekler ve maviye yolculuk isimli şiir antolojilerim derlenmiştir. Yine Bafra Kültür ve Sanat etkinliklerini Destekleme Derneği yönetimince çıkarılan kuzeyden esen hayaller öykü antolojisinde kısa öykülerini yayımlanmaktadır.Ülkemizde yapılan ulusal ve uluslar arası şiir etkinlikleri ve kitap fuarlarına davet edildim ve hepsine katıldım. Ve değişik manevi değeri yüksek ödüller, plaketler aldım. Bence şiir, bir kar beyaz dokunuştur. Yeni doğan bir güne tatlı bir gülüştür. Bazen savunmasız masum bir bebek. Bazen sevgiliye uzanan bir demet papatya. Bazen de boğaza oturup,yutulamayan bir hüzündür.
Hüseyin Nihal Atsız,Yavuz Bülent Bakiler,Naşide Göktürk, Kahraman Tazeoğlu,Nurullah genç vazgeçemediklerimdir. Evet şiir evrenseldir elbette.Ancak her toplumun hayata bakışı,ananesi, örfü,kültürü,dini inanışları farklı olduğu için ve yabancı dil öğretmeni olmam sebebiyle,şiirlerdeki derinliğin başka bir dile yeterince aktarılamaması beni olumsuz anlamda etkilemektedir. Şiirlerimin önce kendi ülkemde belirli bir okuyucu kitlesine ulaşmasını ve okuyucuların şiirlerde kendilerini bulmasını isterim. Daha sonra diğer ülkelerde okunması beni mutlu ederdi. Şayet edebiyat öğretmeni olsaydım,her derse başlangıçta mutlaka dersin özelliğine göre ,bir dörtlük veya birkaç dize şiirle başlangıç yapardım.Daha öncede belirttiğim gibi Türk toplumunun genlerinde şiire inanılmaz bir yatkınlık var.Okullarda egzersiz adı altında haftada 6 saatlik ücretli kulüp çalışmaları yapılıyor, spor,drama,satranç v.b. gibi . İşte bunlara benzer şiir okuma,anlama adı altında egzersiz planı hazırlayıp,okul idaresine sunup,okulda şiir kulüpleri kurulabilir..Bu kulüpler her ay olmasa da 4 ayda bir okulda şiir dinletileri düzenleyebilir.Bu dinletilerde belirli bir seviye yakalanırsa önce ilçede ,illerde okullara yönelik daha sonra velilere yönelik yapılarak o bölgede şiirin ayağa kalkışı hızlandırılabilir.diyerek sözlerini tamamladı.




