YALDIZ YAPI
sol
sağ
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Mail: selan@kizilirmakgazetesi.com

Korkaklık destanı

İktidar dahili ve çevresinde, "FETÖ"yle ilgili olarak bir "Ben zaten biliyordum"cu pişkinler var; ki onlardan bu köşede hayli bahsettim. Bir de, "Hiçkimse bilmiyordu"cular var; topyekün milleti de ortak edip gafilliklerini "normalleştirme"nin peşindeler.

Diyorlar ki, "Bu yapının devletin güvenlik ve yargı kurumlarında bu denli yapılandığını ve bir gün halka silah doğrultacağını kimse tahmin edemedi… Millet bunların ne kadar ileri gidebileceğini bilmiyordu."

***

Çok ucuz numara.

 

Kuru iftira.

Biz tahmin ettik arkadaş. Bütün arşivler şahit; halka silah doğrultmayı filan geçiniz, defaatle "Fırsatını bulsalar diri diri doğrarlar" dedik. Başta, dönemin Başbakanı olmak üzere "bu yapıya üye olmamakla birlikte yardım eden, işbirliği halinde olan, ne istedilerse veren" kim varsa uyardık; "Sizi bile harcarlar" diye manşetler attık.

Daha ne yapsaydık!

***

Suçunu bil de sus değil mi; o "farkındalık(!)", şuur da yok bu modellerde. Utanmazlığın sınırlarını zorlamadıkları gün yok neredeyse.

***

Biz öyle korkak, öyle ödlek, öyle yüreksiz, öyle tabansız, öyle teslimiyetçi tipleriz ki, şimdi "FETÖ" dediğimiz yapının 15 Temmuz'a kalkışabilecek kadar derin ve yaygın şekilde örgütlenmiş olduğunu biliyor olsaydık, böyle bir güce sahip olduklarının farkında olsaydık, zinhar karşılarına çıkamazdık!

Mealen, alenen böyle diyordu dün içlerinden biri.

Ben okurken yerin dibine girdim; Allah hiçkimseyi böyle aciz etmesin.

Eğmeden, bükmeden, olduğu gibi aktarıyorum, aynen şöyle ifadeleri:

"FETÖ'nün bu kadar derinlere nüfuz ettiğini, bu kadar ileri gidebileceğini ve bu kadar büyük bir dış desteğe sahip olduğunu en başında bilseydik, dershane restleşmesinden itibaren mukavemetimiz bu kadar güçlü olur muydu?…"

"Başarabilmemiz biraz da FETÖ'nün ihaneti ne kadar ileri göreceğini tahmin edemeyişimiz sayesindedir.

Nasıl bir yola girdiğimizin, neye kafa tuttuğumuzun çok da farkında değildik…"

***

Benim bildiğim Türkçe'de şu anlama geliyor bu satırlar:

Biz eğer bunların üzerimize bomba, mermi yağdırabilecek güç ve cürette olduklarını bilseydik…

Biz eğer bunların üzerimize tank sürebilecek denli gözü dönmüş olduklarını bilseydik…

Biz eğer bunların ne yana dönsek orada olduklarını, iliklerimize kadar işlediklerini bilseydik…

En başından "sensin" diyebilirdik!

Ne dershanelerine dokunurduk, ne gazete-dergilerine, ne yurtlarına, ne derneklerine, ne şirketlerine…

"Dükkan senin" der, çekilirdik geri!

***

Yanlış mı yorumluyorum?

Var mı bu satırların Türkçe'de başka bir karşılığı?

***

Bir de bunlar, gücünü gayet iyi bildiği emperyalist devletlere baş kaldıran, boynunda asılı bir idam yaftası olduğu halde, kelle koltukta bir milli bağımsızlık savaşı veren Atatürk'ü beğenmiyorlar iyi mi!

Bilfiil cephede savaşan, kalbine mermiler değmiş Atatürk'ü!

Utanmadan "kahramanlığa" öykünüyorlar;

Olmaz değil olurlar.

Olurlar olmasına da, onların kahramanı olduğu bir korku destanı olur ancak!

***

Mide bulantısından yazamıyorum.

Maruz kaldığımız seviye, seciye bu ya; vallahi yazık bu ülkeye; size, bize, hepimize.

Yazık ki, ne yazık hem de!

SORU-YORUM

Ayasofya'nın ne şekilde kullanılabileceği konusunda, buranın Fatih Sultan Mehmet'in  şahsi "mülkü" olmasını ve onun "vasiyeti"ni esas alanlar, söz konusu Atatürk'e ait İş Bankası hisseleri olunca neden bu hisselerin Atatürk'ün şahsi varlığı olduğunu ve kim tarafından, ne şekilde kullanılabileceğinin "vasiyetiyle sabit" olduğunu yok saymakta ısrar ediyorlar?

TTK Başkanı'na tavsiyem

Hiç üstüne vazife olmadığı hal ve şekilde, üstelik de öyle aldatılmış, kandırılmış, kullanılmış, masum olduğu halde at iziyle it izinin karışmasının kurbanı olmuş olanların değil, fiilen "darbe teşebbüsüne katılmış", "FETÖ" mensuplarının,"nedamet getirmeleri" yani pişman(!) olmaları halinde affedilmesine dönük açıklamalarda bulunan Türk Tarih Kurumu Başkanı'na tavsiyem;

Bundan sonra herhangi bir konuda ağzını açmadan önce, Türk Tarih Kurumu Mevzuatını, kurumun görev ve hedeflerini, en önemlisi de, TTK'nın, 5176 sayılı Kanuna dayanılarak Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelikle belirlenen "etik ilkeleri"ni okusun!

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar