YALDIZ YAPI
sol
sağ
Dr. Demet Erciyes

Dr. Demet Erciyes

Mail: demet@bafrahabergazetesi.com

Uyku bağışıklığımızı nasıl etkiliyor?

Her fırsatta bağışıklığı yükselten sebeplerden bahsediyoruz. Var olan bağışıklığımızı nasıl daha iyi yapabiliriz, nasıl daha güçlü, daha yüksek hale getiririz bunları konuşuyoruz. Bu tıpkı nasıl daha çok para kazanırız. Hatta kolay yoldan, oturduğumuz yerden nasıl kazanç elde ederiz diye düşünmeye benziyor. Halbuki önce elimizdekini tutmayı iyi bilmeliyiz. Bütçemizi, cebimizdeki parayı iyi değerlendirmeliyiz. Yatırımlarımızı doğru bir şekilde yapmalıyız. Har vurup harman savurmamalı, gereksiz harcamalardan kaçınmayı bilmeliyiz. Eğer böyle tutumlu olamazsak istediğimiz kadar çok kazanalım. Haydan gelen huya gider misali sonuçta elde avuçta yine bir şey kalmaz. Bağışıklık da böyle. Biz istediğimiz kadar iyi beslenelim. Bütün vitaminleri alalım. Bir sürü de takviye kullanalım. Dikkat etmezsek bunların hiçbir değeri kalmaz. Gelin şimdi uykusuzluk bağışıklığı nasıl ve neden düşürüyor birlikte bakalım.

Uyku fizyolojik bir ihtiyaçtır

Uyku vücudumuz için, metabolizmamızın doğru bir şekilde çalışması için olmazsa olmaz gerekli fizyolojik bir ihtiyaçtır. Uyku esnasında bedenimiz hem dinlenir hem de yenilenir. Beyin ve sinir sisteminin düzenli çalışmasını sağlamak için uykuya ihtiyaç vardır. Uykusuzluk zihin faaliyetini bozar. Sürekli bir yorgunluk hissi, enerji düşüklüğü yaratır. Hem zihinsel hem de bedensel performansı olumsuz etkiler. Obezite ile beraber hipertansiyon, diabet, kanser gibi birçok kronik hastalığa zemin oluşturur. Kronik yangının artışına sebep olur.

Uyku bağışıklık hücrelerimizin doğru çalışmasını sağlar

Uykunun sağlığımız üzerine olan en önemli etkilerinden biri de bağışıklık sistemimize olan etkisidir. Lenfositler bağışıklık sistemimizin önemli askerleridir. Kemik iliğinde yapılan lenfositlerin bir kısmı yine bağışıklık için önemli bir organımız timusa giderek orada olgunlaşıp T lenfositlerine dönüşür. İşte o meşhur hücresel bağışıklığı yapan hücreler bu T lenfositleridir. Lenfositlerin bir kısmı da kemik iliğinde kalarak orada olgunlaşır. Bunlar da B lenfositleridir ve vücudumuzda antikor yapımını sağlar. T lenfositleri, virüs ya da diğer toksinlerle olan savaşımızda en önemli askerlerimizdendir. Vücudumuza yabancı bir organizma girmesiyle beraber B lenfositleri bu zararlı organizmanın T lenfositleri tarafından zararlı olarak algılamasını sağlarlar. Bunun üzerine T lenfositleri bu organizmaları yok eder. Hatta yok etmekle kalmaz onlarla tekrar karşılaştığında hemen tanır, bağışıklık sistemini uyararak kolayca yok edilmesini sağlar. Yapılan birçok bilimsel araştırmalarda, yeterli uykunun T lenfositlerinin çoğalmasını hızlandırdığı ve bu hücrelerin görevini daha iyi yerine getirmesini sağladığı gösterilmiştir. Uykunun bağışıklığa bir diğer olumlu etkisi kandaki stres hormonu seviyesini düşürmesidir. Bu da vücuda giren patojenleri öldürmekle görevli olan T lenfositlerinin oluşturduğu bağışıklık seviyesinin üst düzeyde kalmasını sağlar. Böylece uyku süresi boyunca T lenfositlerinin serbest kalması artmakla beraber aynı zamanda bu hücrelerin kan dolaşımı yoluyla ilgili lenf düğümlerine ulaşması da kolaylaşır. Bu işleyişin düzenli bir şekilde devam etmesi de kişinin bağışıklık sisteminin devamlı güçlü kalmasına yardımcı olur.

Az uyuyanlar soğuk algınlığı virüsüne daha kolay yakalanıyor

Amerika’da Carnegie Mellon Üniversitesi ve Pittsburgh Üniversitesi’ndeki araştırmacıların yaptıkları bir çalışmada gece 6 saat ya da daha az uyuyan kişilerin virüsle karşılaştıklarında soğuk algınlığına yakalanma riski gece 7 saat ve daha uzun uyuyanlara göre 4 kat daha yüksek bulunmuş. Dr. Prather ve arkadaşları bu çalışma için 164 gönüllü bulmuşlar. Bu gönüllüleri bir otelde toplayıp araştırmaya başlamışlar. Burunlarına damla yoluyla soğuk algınlığına sebep olan virüsü verip hastalık yapma oranına bakmışlar. Uyku saatlerine göre kişileri 7 saatten fazla, 6 - 7 saat, 5 - 6 saat ve 5 saatten az uyuyanlar şeklinde gruplara ayırarak incelemişler. Uyuma süresi azaldıkça virüse yakalanma riskinin arttığı gözlenmiş. Aman buradan koronavirüse yakalanmamak için ne kadar çok uyusak o kadar iyi sonucunu çıkartıp yataktan çıkmamayı düşünmeyin sakın. Zira hareketsizlik de bağışıklığa olumsuz etkisi olan faktörlerden biridir. Bir erişkin için gece 8 saatlik uykunun yeterli olduğunu bilerek yatma kalkma saatlerinizin hesabını ona göre yapmanızı tavsiye ederim. Unutmayın ki vücudun gece gündüz ritmi de burada çok önemli, yani sabaha karşı 5’te yatıp öğlen 1’de kalkmakla tamam 8 saat uyudum sağlıklıyım diye düşünmek çok yanlıştır. Tabii bu arada uykunun kalitesi de çok önemli. Tam dinlenebilmek için derin uykuda geçirdiğimiz sürenin etkisi büyüktür. Sık sık bölünmüş uyku tam dinlenmeyi sağlamaz.

Aşının iyi etki etmesi için iyi bir uyku gereklidir

Uykunun aşı ile geliştirilen bağışıklığa etkisini açıklarken İsviçre’nin Fribourg Üniversitesi Cantonal de Fribourg Hastanesi’nde Dr. Petra Zimmermann’ın yürüttüğü bir çalışmadan bahsetmek istiyorum. Koronavirüsle ilgili birçok çalışmasını takip ettiğim Dr. Zimmermann bu çalışmada örneğin hepatit aşısı ve domuz gribi aşısını uyguladıktan sonra aynı günün gecesinde iyi uyumayan kişilerde aşıya bağışıklık cevabının çok daha zayıf olduğunu gözlemlemiş ve ikinci bir doz daha uygulamanın gerekli olduğunu göstermiş. Bu nedenle hem yeni koronavirüsten korunurken hem de aşılanınca uykunun ne kadar önemli olduğunu düşünüp ona göre hareket etmenizi öneririm. Bugün 21 Aralık yılın en uzun gecesi güzel ve rahat bir uyku geçirmenizi dilerim.

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar