Samsun Haberleri - Samsun Tabip Odası, bir basın toplantısı düzenleyerek, artan kızamık hastalığına karşı kamuoyunu uyardı! Samsun Tabip Odası Başkanı Dr. Ömer Faysal Çadır, yaptığı açıklamada, Türkiye'de kızamık hastalığında bağışıklanma oranının yüzde 95'in altına düştüğünü belirterek, "Kızamık salgını çok yakınımızda ve hastalıktan tek korunma yolu aşı olmaktır" dedi.
Ölüm riski çocuk yaşta daha yüksek
Çadır, "Türkiye'de son yıllarda, özellikle son aylarda kızamık vakaları hızla artmaktadır. 2023 yılının ilk 4 ayında 1440 kişiye kızamık tanısı konmuş ve bunların 242 tanesi hastaneye yatırılarak tedavi edilmiştir. Kızamık tanısı alan hastaların 1 yaş altında olanların hemen tümünün, 1-4 yaş arası olanların yarısından fazlasının aşısız olduğu tespit edilmiştir. Kızamıktan ölme oranı; Tüm yaş grupları ölçü alındığında binde 6 kabul edilmekle beraber, düşük yaş gruplarında bu oran çok daha yüksek olmaktadır. Birbiri ile bağlantılı 2 kızamık vakası, salgının başladığının habercisidir ve hemen salgın mücadelesine başlanmalıdır. Aile, hasta kişiyi sağlıklılardan ayırmalı, hemen sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Sağlık kuruluşu da gerekli önlemleri alarak, ilk 72 saatte hasta kişi ile yakın teması olan tüm bireyleri aşılamalıdır" ifadelerini kullandı.
Çadır, Türkiye'de kızamık salgını olabilme risk nedenlerini şöyle sıraladı:
- Bağışıklama oranının % 95'in altına düşmesi
- 1. Basamak sağlık hizmetinin, koruyucu hekimlikten tedavi edici hekimliğe evrilmesi ve personel eksiklikleri gibi nedenlerle bağışıklama çalışmalarının yeterli seviyeye çıkarılamaması
- Deprem bölgesinde toplu barınmanın artışı ile bulaş riskinin artması
- Deprem bölgesi karmaşıklığı nedeniyle bölgedeki sağlık hizmetlerinin, bakım, takip, hasta kişileri ayırma işlemlerinin düzenli olarak yapılamaması
- Aşı karşıtlığı nedeniyle oluşan aşı kararsızlığının artışı
- Mülteci ve mevsimlik işçilerin kontrolsüz transferi ve sağlıklı takip ve aşılamalarının yapılamaması.
Çadır, öte yandan bulunduğumuz dönemde salgına yakalanmamak için neler yapılması gerektiğini ise şöyle sıraladı:
- Sağlık otoritesince konu ve bilgiler, ilgililerle şeffaf şekilde paylaşılmalı, sorunun önemine bağlı olarak adımlar hızla atılmalıdır.
- Vaka görülen bölgelerde (9) ay -15 yaş arası herkese 1 doz aşı yapılmalıdır.
- Vaka görülmeyen bölgelerde 9. Aydan itibaren eksik aşılı bebeklerin kızamık aşıları yapılmalıdır.
- Özellikle 2 . doz aşıların yapılmasına özen gösterilmelidir.
- Tüm Türkiye'de, Aşılamanın 48 aya çekilmesi ile oluşan okul öncesi ve okul çağı aşısız 2,5 milyon çocuk bir an önce aşılanmalıdır.
- ASM'lerinde Hemşire - Ebe açığı hızla giderilmeli, 1 Hekim-1 Hemşire uygulaması dışında ihtiyaç duyulan bölgelere takviye personel sağlanmalıdır.
- Tüm döküntülü vakalar kızamık yönünden değerlendirilmeli ve mutlaka numune alınmalıdır.
- Hasta kişilerin muayenesi sırasındaki bulaşmayı önlemek için sağlık çalışanları mutlaka kızamığa karşı aşılanmalıdır.
- Aşılama, vatandaş başvurusu ile sınırlanmamalı, sahaya çıkılmalı, bölge tabanlı çalışmalar yapılmalı, mobil aşı istasyonları ile aşılama oranı kısa sürede yükseltilmelidir.
- Deprem bölgesinde bulaş riskini azaltmaya dönük olarak bir arada, kontrolsüz yaşam önlenmeli, sağlık kontrolleri daha sık yapılmalı, hastaların ayrılması ve tedavileri hızla sağlanmalı, aşılamaları, salgın stratejisi doğrultusunda gerçekleştirilmelidir.
- Deprem bölgelerinde ASM'lerinin ve sağlık birimlerinin fiziki yapı ve personel eksiklikleri hızla giderilmeli, mobil aşı birimleri faaliyete geçirilmelidir.
- Kontrolsüz ve aşısız mülteci ve mevsimlik işçi transferleri kontrol altına alınmalı, hızla aşılanmalıdır.
- Sağlık Otoritesi, aşı karşıtlarının söylemleri nedeniyle halkta oluşan aşı kararsızlığına karşı aydınlatıcı bilgileri hızla ve etkili şekilde kullanmalıdır.
- Tüm halkı ilgilendiren sağlık sorunlarının çözümü yolunda, aşılanmanın zorunlu olması konusunda gerekli yasal adımlar hızla atılmalıdır.
Ercan ÜSLÜ




