Geleneksel ve tamamlayıcı tıp, fiziksel ve ruhsal hastalıklardan korunma, bunlara tanı koyma, iyileştirme veya tedavi etmenin yanında sağlığın iyi sürdürülmesinde de kullanılan, farklı kültürlere özgü teori, inanç ve tecrübelere dayalı, izahı yapılabilen veya yapılamayan bilgi, beceri ve uygulamaların bütünüdür. Batı tıbbını destekleyici ve tamamlayıcı yöntemlerdir.
Fitoterapi
Geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemleri arasında en önemlilerinden biri de fitoterapi, yani bitkilerle olan tedavi yöntemidir. Bitkilerin bu yöndeki kullanılışına ilişkin ilk yazılı belge M.Ö. 3000’lere kadar gider. Mezopotamya bölgesindeki Sümer, Asur ve Akat gibi uygarlıklarda bitkisel ilaçların kullanıldığını gösteren kalıntılar bulunmuş. Yine Çin ve Hint tıbbında da bitkilerin önemli bir yeri vardır. Yunan tıbbının babası sayılan Hipokrat’ın kitabında bitkisel ürünlerden söz edilir. İslam uygarlığında İbn-i Sina ve Al Gafini’nin bitkisel tıp konusunda önemli eserleri bulunur. İbn-i Sina, ‘El Kanun fi’t tıb’ kitabında sağaltıcı bitkilerin tanıtımı ve kullanılışına geniş yer vermiştir.
Bitkilerle tedavideki çalışmalarıyla tanınmış ve ölümsüzlük iksirini bulduğu da anlatılan efsane halk hekimi Lokman Hekimi de unutmamak lazım.
Doğanın modern tıp ile ortaklaşa çalışması ekolü, dünyanın pek çok noktasında benimsenmekte ve uygulanmaktadır. Ülkemizde ise sayısı oldukça az olsa da, bu bakış açısını misyonu haline getiren merkezler bulunmaktadır. ‘Sağlık Yönetimi’ kapsamında; sağlığı kaybetmeden önce korumanın önemini kendine ilke edinen bu merkezler, doğadan ilham alınarak üretilen bitkisel kürler ile modern tıbbın en gelişmiş teknolojilerini bir araya getirmektedir. Bedenin yeniden yapılandırılmasına, tüm yaşamsal fonksiyonların onarılmasına ve optimize edilmesine yardımcı olan bu mükemmel harmonizasyon, insan sağlığına bütüncül bir çerçeveden bakabilme imkanını da beraberinde getirmektedir.