Bayramlar vardır insanı sevindirir… Bir de bayramlar vardır ki insanın kalbine dokunur. İşte Kurban Bayramı, tam da böylesine derin anlamlar taşıyan mübarek bir zamandır. Çünkü bu bayram sadece evlerin değil, gönüllerin de kapısını açar. Kırılmış kalpleri onarır, uzak düşenleri yakın eder, sessiz kalan sevgileri yeniden dile getirir.

“Bayram, kalpten kalbe uzanan en güzel köprüdür.”
Bu köprü; sevgiyle, merhametle, paylaşmayla kurulur. İnsanların birbirine yeniden “Biz bir aileyiz, biz kardeşiz” diyebildiği en kıymetli günlerdir bayramlar. Belki aylarca konuşmayan iki insan, bir bayram sabahında aynı sofrada göz göze gelir ve içindeki kırgınlığı sessizce bırakır. Çünkü bayram, affetmenin en güzel adıdır.

Kurban Bayramı’nın özünde teslimiyet vardır. Hz. İbrahim’in sadakati, Hz. İsmail’in tevekkülü bize şunu öğretir: İnsan, sevdiğini paylaşabildiği kadar olgundur; vazgeçebildiği kadar güçlüdür. Bu yüzden kurban sadece bir ibadet değildir. Aynı zamanda insanın bencilliğini, hırsını ve kalbindeki karanlığı da kurban etmesidir.

Bayram sabahları bir başka doğar güneş…
Camilerden yükselen tekbir sesleri, çocukların heyecanı, annelerin telaşı, büyüklerin yüzündeki huzur; aslında kaybetmeye başladığımız o güzel değerlerin hâlâ yaşadığını hatırlatır bize. Bir kapının çalınması, bir elin öpülmesi, içten edilen bir dua… Bunlar küçük gibi görünen ama insan ruhunu iyileştiren büyük güzelliklerdir.

Bugün dünyamızda insanlar yalnızlaşıyor. Kalabalıkların içinde bile birbirine yabancı hale geliyor. İşte tam da bu yüzden bayramlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü bayram; hatırlamaktır. Yaşlı anne babayı, yıllardır aranmayan akrabayı, boynu bükük yetimi, sessizce yardım bekleyen ihtiyaç sahibini hatırlamaktır.

Gerçek bayram; en güzel kıyafeti giymek değil, bir gönlü sevindirebilmektir.
Gerçek bayram; en zengin sofrayı kurmak değil, o sofrayı paylaşabilmektir.
Ve gerçek bayram; kin tutmadan, kırmadan, incitmeden birbirimize yeniden sarılabilmektir.

Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey; biraz merhamet, biraz anlayış ve biraz da samimiyettir. Çünkü insanı insan yapan, sahip oldukları değil; paylaşabildiği sevgidir.

Bu Kurban Bayramı’nda kırgınlıkları geride bırakalım. Bir telefonla bir gönül alalım, bir ziyaretle bir kalbi ısıtalım. Çünkü bazen içten söylenen bir “Bayramın mübarek olsun” cümlesi bile yıllardır suskun kalan bir kalbi yeniden hayata bağlayabilir.

Unutmayalım…
Bayramlar gelip geçer, ama bayramda kırılan ya da onarılan kalpler uzun yıllar unutulmaz.

Kurban Bayramı’nın; insanlığa huzur, sofralara bereket, gönüllere sevgi ve tüm dünyaya kardeşlik getirmesi dileğiyle…
Bayramımız mübarek olsun.