*Uykunuz gelmeden kendinizi uyumaya zorlamayın, hem işe yaramaz hem de sizi uyuduğunuz mekandan soğutur.
*Eğer hareketsiz bir yaşam sürüyorsanız gece uyumanız da zorlaşır. Yorgunluk en kolay uyku getiren sebeplerdendir. Bu nedenle özellikle açık havada yapılan sporlar, yürüyüşler kolayca uyumanızı sağlar.
*Uyku saatinizi belirleyin ve her gün buna uymaya çalışın. Vücudunuzu bu ritme alıştırırsanız her gün aynı saatte uykunuz gelir.
*Uyuduğunuz ortam da önemlidir. Yatak ve yastığın rahat olması, odanın karanlık, sessiz ve ısısının 20-22 derece aralığında olması önerilir.
*Akşam yemeğini 20:00’dan önce iyi pişmiş, hafif ve sindirimi kolay yiyecekler ile tamamlayın. Et ve çiğ besinlerden uzak durmak, akşam yemeğinden sonra meyve yerine sindirimi kolaylaştıracak rezene ya da papatya çayı gibi bitki çaylarına yönelmek yerinde bir tercih olacaktır.
*Akşam yenilen çiğ meyvelerin büyük bir kısmı sebep olduğu sindirim zorluğunun yanı sıra içerdiği C vitamini ile de uykunun engellenmesine yol açar.
*Uzmanlar kafeinli içecekleri öncelikli olarak sabah ve en geç öğle saatlerinde almayı ve günlük miktarın 200 miligramı geçmemesini öneriyorlar. Benzer şekilde tütünlü içecekler de sinir sistemini uyararak uyku kaçırıyor. Akşam yemeğinden sonra ve gece boyunca içilen sigaranın vücudunuza verdiği birçok zararın yanı sıra uykunuzu da kaçırdığını bilmelisi
*Beyinden salgılanan ve uyku getiren melatonin hormonu saat 21:00’dan sonra salgılanmaya başlar. En yüksek seviyede ise 02:00-04:00 arası salgılanır. Saat 07:00’a doğru miktarı düşer. Karanlıkta salgılanan bu hormonun göze ışık gelmesiyle salgılanışı bozulur. Bu nedenle ışıklı ortam, televizyon, bilgisayar ya da telefondaki ışık uykumuzu kaçırabilir.
*Stres de uykumuzu kaçıran sebeplerdendir. Aşırı duygusal durumlar, üzüntü, heyecan, merak veya sevinç uykumuzu kaçırabilir. Stresi yönetmeyi öğrenmeli yoga, meditasyon, nefes teknikleri gibi yollarla sakinleşmeyi sağlamalıyız. Çoğu zaman hafif ve dinlendirici bir müzik de bu konuda bize yardımcı olup uyku getirebilir.
*Tüm bu önlemlere rağmen uyumakta güçlük çekiyorsak doktora başvurarak geçici de olsa uyku düzenleyici ilaç desteği alabiliriz.
Şimdi bu yukarıda bahsettiğim genel bilgilere bakıp da deprem bölgesinde yaşayanlarımız bana kızmasınlar. Biz başımızı sokacak çadır, konteyner ya da bir yer bulduğumuza şükrediyoruz, yatağın yastığın konforu da neymiş, yemek tercihimiz de ona göre değişiyor diyebilirler. Ama dediğim gibi bunlar genel bilgi, örnek alınıp yaşanılan duruma göre uygulanabilir. İyi bir uykunun önemi göz ardı edilmemelidir.