Dünya üzerinde her üç dakikada bir kadına meme kanseri teşhisi konuluyor. Yalnızca üç dakika. Yani 180 saniye. Bu şu anlama geliyor: Siz bu kısa yazıyı okumayı bitirdiğinizde, muhtemelen bir kadına daha meme kanseri teşhisi konulacak. Ve konulacak bu teşhis, sadece meme kanseri hastasını değil; aynı zamanda sevdiklerini de büyük bir yıkıma uğratacak.
Öz güvenin zararları
Meme kanserinde, erken teşhisin ne kadar önemli olduğu izaha dahi gerek duyulmayacak apaçık bir gerçek. Fakat ne acı bir durumdur ki bu gerçek, ‘Bende olacağını sanmıyorum’ varsayımına karşı galip gelemiyor. Bu yazıyı okumayı bitirdiğinizde, meme kanseri teşhisi konulacak o kadının siz olmayacağına dair sahip olduğunuz emniyet, sizi tehlikeye atacak en büyük tehdit ve zararlı bir öz güven.
Bilinçlendirme ve farkındalık ayı
Dünya Sağlık Örgütü, meme kanserinde erken teşhisin önemini ve farkındalığını artırabilmek amacıyla ekim ayını Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı olarak seçmiş. Bu önemli ve gerekli zaman dilimi, ülkemizde de Sağlık Bakanlığı tarafınca yapılan çeşitli faaliyetler ile anılıyor.
Meme dokusunu oluşturan hücre gruplarının değişime uğraması ve kontrolsüzce çoğalması ile oluşan tümörünün neden olduğu bir hastalık olan meme kanseri, kadınlarda en sık rastlanan kanser türüdür. Meme dokusunda veya koltuk altında kitle ve şişlik gibi belirtileri bulunur. Erken dönemde konulabilecek tanı ile tedavi şansı büyük oranda artar. Dolayısıyla meme dokusu içerisinde şüpheye yol açacak herhangi bir kitle ile karşılaşıldığında derhal hekime başvurulması gerekir.