Sağlıklı zayıflamada izlenecek yol, uzman desteği alınarak ve kişiye özel, haftalık yapılan vücut analiz ölçümü değerlendirilmesine göre yazılan beslenme programlarını içermelidir. Yaş, cinsiyet, yaşam tarzı ve kişinin davranış şekli en önemli noktaları oluşturmaktadır.

Şişmanlığın oluşumunda hem genetik hem de çevresel ortamın etkileri baş göstermektedir. Anne ve babası şişman olan çocukların %25’i şişmandır.

Alınan kalorinin miktarı, bunun ne kadarını yakıyor olduğumuz, bazal metabolizma hızı, yani dinlenme esnasında hiçbir kas hareketi yapmadan vücudun sadece yaşamaya yetecek kadar, organların çalışması için gerekli enerji seviyesi kilo artışı ile yakın ilgilidir.

Şişmanlık yediklerimizle ve onları yakmamızla alakalı olduğu gibi vücut metabolizmamız, hormonların işleyişi ile de yakından alakalıdır.

Leptin yetersizliği: Leptin, vücudumuzdaki yağ dokularından üretilen bir protein olup beyine sinyaller göndererek iştahı azaltmaktadır. Leptin olmayınca kişi aşırı yemek yemekte ve şişmanlamaktadır. Bu düşüklük leptin gen bozukluğuna bağlı olabilir.

Hipotiroidi: Bu bozukluk genellikle tiroid bezinin yavaş çalışmasına bağlı hipotiroidi denilen durumdur. Böyle durumlarda kilo almanın yanı sıra hareketlerde yavaşlama, unutkanlık, sabah uyanmakta zorluk, kanda kolesterol yüksekliği, ruhsal durumda çöküntü gözlenebilir.

İnsülin direnci: Kanda insülin hormonunun yemek sonrası yüksek olmasıdır. Yüksek glisemik indekse sahip yani kan şekerini hızlı yükselten karbonhidratların devamlı fazla yenmesi kanda insülin hormonunun hep yüksek olmasına, doygunluğun kısa süreli olmasına, acıkma ataklarına ve kilo almaya neden olur. Kandaki aşırı insülin kilo almanızın en önemli nedenidir. Bu nedenle kanda insülin düzeyini normal sınırlarda tutmak kilo vermenizi sağlamaktadır.