İnsan hakları ihlalleri, bir devletin veya devlet dışı bir aktörün bireylerin temel haklarını çiğnemesi anlamına gelir. Bu ihlaller, ifade özgürlüğü, yaşam hakkı, işkenceye karşı koruma, adil yargılanma gibi hakların ihlali şeklinde ortaya çıkabilir. Uluslararası hukuk, bu tür ihlallerle ilgili olarak devletlerin ve uluslararası toplumun sorumluluğunu belirler.
Uluslararası hukuk, devletlerin kendi vatandaşlarının haklarını koruma yükümlülüğünü belirler. Bununla birlikte, bir devlet kendi vatandaşlarının haklarını ihlal ettiğinde veya önlemekte başarısız olduğunda uluslararası sorumluluğu doğar. Bu sorumluluk, devletin kendi vatandaşlarını koruma konusundaki yetersizliği veya doğrudan ihlalleri nedeniyle olabilir.
Uluslararası toplum, insan hakları ihlallerine karşı çıkmak, bu ihlallerin önlenmesi için çaba göstermek ve bu ihlallerin sorumlularını cezalandırmak için uluslararası mahkemeler, insan hakları kurumları ve uluslararası anlaşmalar aracılığıyla birçok mekanizma oluşturmuştur. Örneğin, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi gibi belgeler insan haklarını tanımlar ve korur.
Uluslararası toplum, insan hakları ihlalleriyle mücadelede tüm ülkelerin ortak bir sorumluluğu olduğunu kabul eder. Bu nedenle, uluslararası toplum, insan hakları ihlallerine karşı çıkmak, mağdurlara yardım etmek ve bu tür ihlalleri durdurmak için ortak çabalar yürütür.