Bazı tarihler vardır; yalnızca takvim yapraklarında yer almaz. Bir milletin hafızasına kazınır, nesilden nesile umut olarak taşınır. 19 Mayıs da işte böyle bir tarihtir. Çünkü 19 Mayıs, yalnızca bir başlangıcın adı değildir; yeniden ayağa kalkmanın, vazgeçmemenin ve geleceğe inanmanın adıdır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Bandırma Vapuru ile Samsun’a attığı o ilk adım, aslında bir millete şu gerçeği hatırlatıyordu: “Bir ülke ancak gençleri kadar güçlüdür.”

Aradan geçen onca yıla rağmen değişmeyen bir gerçek var…
Bugün de bir ülkenin yarınını belirleyecek olan; fabrikalar, binalar ya da makamlar değil, iyi yetişmiş gençlerdir.

Peki biz gençlerimize gerçekten nasıl bir gelecek bırakıyoruz?
Onları sadece sınavlara hazırlanan bireyler olarak mı görüyoruz, yoksa düşünen, sorgulayan, üreten, vicdan sahibi insanlar olarak mı yetiştiriyoruz?

Çünkü gençlik yalnızca bir yaş meselesi değildir. Gençlik; hayal kurabilmektir. Haksızlığa sessiz kalmamaktır. Yorulsa da yeniden ayağa kalkabilmektir. Bir ülkenin yükünü omuzlayacak cesareti gösterebilmektir.

Bugünün gençleri yarının yöneticileri, bilim insanları, öğretmenleri, mühendisleri, sanatçıları olacak. Kimi bir çocuğun hayatına dokunacak, kimi bir şehrin kaderini değiştirecek, kimi de bu ülkenin geleceğine yön verecek. Belki bugün bir sıralarda oturan sessiz bir genç, yarın milyonların umudu olacak.

Bu yüzden gençlere verilecek en büyük miras; sadece teknoloji, para ya da imkân değildir. Onlara bırakılacak en kıymetli şey; adalet duygusu, vatan sevgisi, ahlak, merhamet ve sorumluluk bilincidir.

Çünkü vatanını sevmek sadece sözle olmaz.
Üreterek olur.
Çalışarak olur.
Dürüst kalarak olur.
İnsanına değer vererek olur.

Bugün gençlerimizin gözlerinde hem büyük bir umut hem de derin bir yorgunluk var. Onları dinlemeye, anlamaya ve yanında durmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Çünkü gençlerini kaybeden toplumlar, aslında geleceğini kaybeder.

Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı bize her yıl aynı soruyu yeniden sorduruyor:
“Biz gençlerimize nasıl bir ülke emanet edeceğiz?”

Eğer gençlerimize güveniyor, onları destekliyor ve önlerini açıyorsak; geleceğe umutla bakabiliriz. Çünkü bir milletin gerçek gücü, gençlerinin hayallerinde saklıdır.

Ve unutulmamalıdır ki;
Bir ülkeyi ayakta tutan yalnızca geçmişinin şanlı hatıraları değil, geleceğine inanan gençleridir.

Bu vesileyle başta gençlerimiz olmak üzere tüm milletimizin Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.
Geleceğe umutla bakan, üreten, düşünen ve ülkesine değer katan tüm gençlerimizin yolu açık olsun.