Bazı eksiklikler vardır, fark edilmez ama hissedilir. Göze çarpmaz, ses etmez, çığlık atmaz ama insanın içine ince ince çöker. Ne zaman ki kalbin bir an durup "Ben bir şeyin yokluğunu çekiyorum" der… İşte o eksik, sevgidir.
Çünkü insan, sadece etten kemikten ibaret bir varlık değildir. Ruhu da vardır, duyguları da... Ve bu ruh, sevgisiz kaldığında yavaş yavaş solmaya başlar. Aynı bir çiçek gibi… Toprağı var, güneşi var, suyu var belki ama bir de el değmesi gerek ona. Biraz ilgi, biraz şefkat… Yoksa ne kadar su verirsen ver, açmaz. Sevgi olmadan hiçbir şey tamam değildir.
Hayatta en büyük yoksulluk, yüreğin boş kalmasıdır. Çünkü sevgi olmadan kazanılan başarı alkışsız kalır, gidilen yollar anlamsızlaşır, paylaşılamayan mutluluk eksik hissedilir. Ne bir ev yuva olur, ne bir bakış umut… Sevgi varsa dünya bile güzelleşir, yoksa en aydınlık odalar bile karanlıktır.
Bir düşün… Kaç kez sırf birinin içten bir sözüyle yeniden ayağa kalktın? Kaç kez bir sarılışta bütün kırgınlıklarını unuttun? Kaç kez “Sen iyi ol yeter” diyen bir ses, seni hayata tutundurdu? İşte o anlar, sevgidir. Para değildir, mevki değildir. Kimsesizken bir ses, yorgunken bir omuz, kırgınken bir gülümsemedir. İnsan, bunlarla iyileşir.
Ama günümüzde insanlar her şeyi konuşuyor da, sevgiden söz eden pek az. Oysa sevgiyi konuşmak değil, yaşatmak gerekir. Göz göze geldiğinde gözlerini kaçırmayacaksın. Birinin acısını duyduğunda "Ne yapabilirim?" diyeceksin. Varlığını sadece kendine değil, etrafındakilere de iyi gelecek şekilde sürdüreceksin. Çünkü sevgi, sadece bir duygu değil; bir tavır, bir duruş, bir yaşam biçimidir.
Ve unutma…
Bir çiçeğe sevgi göstermezsen solar.
Bir çocuğa sevgi vermezsen içine kapanır.
Bir kalbe sevgi dokunmazsa, zamanla taş kesilir.
Hayat kısa, insanlar kırılgan, zaman acımasız… Ama sevgiyle beslenen her şey, dirençlidir. Sevgiyle konuşan diller yumuşaktır. Sevgiyle atan kalpler güçlüdür. Ve sevgiyi içinde taşıyan insanlar, yaşadığı her yeri güzelleştirir.
Çünkü sevgi varsa, hayat tamamdır.
Ama sevgi eksikse, hayat da eksiktir…