Bugün deniz de dertliydi, ben de… Birbirimize baktık uzun uzun; o dalgalarıyla içini döktü kıyıya, ben sessiz gözyaşlarımla kalbimi. Ama ne o anladı beni, ne de ben onu. Sanki aynı dili konuşuyor ama farklı duygular taşıyorduk içinde. O köpük köpük savururken hüznünü kayalıklara, ben içimde biriken sessizliği boğazıma düğümlemiş, kıyıda öylece duruyordum.
Denizle aramdaki bağ, sadece suyla kara arasındaki çizgi değildir benim için. O benim sırdaşım, sessiz terapistim, bazen annem gibi sarmalayan, bazen de beni azarlayan bir dostumdur. Ne zaman dertlensem ona koşarım. Dalgalarının ritminde huzur bulurum; hırçınlığında bile bir anlam, bir öğüt ararım. Ama bugün… bugün o da dertliydi. Bugün ne dalgalarında teselli vardı, ne rüzgârında dinginlik.
Belki de deniz bile yoruluyor bazen.
Belki o da taşıyamıyor üstüne yağan bütün yükleri. Biz insanlar nasıl ki biriken acılardan çatlıyorsak, o da belki kıyıya vuran dalgalarıyla içindekileri kusuyor. Kim bilir, belki benim dertlerimle, insanların kirliliğiyle, sessiz çığlıklarımızla doldu taştı da bugün dayanamadı.
Bir süre sadece onu izledim. Dalgalar kıyıya vurdukça içimden bir şeyler kopuyordu. Her çarpışmada, her köpükte bir parçam kalıyordu suyun içinde. Gözlerim doldu ama ağlayamadım. Çünkü karşımda, gözyaşlarını hiç saklamayan bir deniz vardı.
O ağlıyordu benim yerime.
Anladım ki bazen sessizlik, kelimelerden daha derin bir konuşmadır. O bugün susarak anlattı derdini; ben de susarak dinledim. İkimiz de kırgındık, ikimiz de yorgunduk.
Ama birbirimize küsemedik. Çünkü biliriz: dalga ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın, sonunda yine kıyıya döner. Tıpkı benim her seferinde yeniden ona dönmem gibi.
Belki bugün anlamadık birbirimizi. Belki bugün konuşamadık.
Ama yarın sabah, güneşin ilk ışıklarıyla o yine ışıldayacak, ben yine nefes alacağım onun kokusuyla.
Ve o zaman, hiçbir kelimeye gerek kalmadan, sadece sessiz bir bakışla affedeceğiz birbirimizi.
Çünkü bazı dostluklar vardır; dalgalar gibi…
Uzaklaşır, geri gelir; bazen hırçın, bazen sakin olur ama asla kopmaz.
O, benim dert ortağım…
En büyük sırdaşım…
Gökyüzüyle kucaklaştığı mavilikte kaybolduğum,
Huzurumu da hüznümü de emanet ettiğim
Güzel denizim.