Onlar kimseye duyurmaz kendini. Bir teşekkür beklemezler, bir alkış da… Hatta çoğu zaman adları bile bilinmez.

Ama birinin duasında yer alırlar,
bir çocuğun gülümsemesinde,
bir yüreğin hafiflemesinde…

Onlar; iyiliği sessizce yapanlardır.

Bir çocuğun montuna gizlice harçlık bırakan dededir onlar.
Soğukta kalan bir sokak hayvanına karton serip bir tas su koyandır.
Market sırasındaki yaşlı kadının eksik parasını fark ettirmeden tamamlayandır.
Kırılan bir kalbi tamir etmek için kelime değil, sadece yürek koyandır.

Çünkü bilirler ki;
gerçek iyilik, görünmek için değil, gönülden olduğu için yapılır.
Bir fotoğrafa, bir hikâyeye sığmaz onların yaptıkları.
Reklamsız, sessiz ve derinden işlerler…
Tıpkı yağmur gibi;
yağarken kimse fark etmez,
ama geçtiği her yeri yeşertir.

Oysa çağımız, iyiliği bile sergilemeye zorlar insanı.
Paylaşılmayan yardım yapılmamış sayılır gibi…
Ama yine de bir yerlerde hâlâ iyiliği gösterişten uzak yapan yürekler var.
Ve işte o insanlar, bu dünyanın gizli kahramanlarıdır.

Onlar, iyiliği unutulan bir değere değil,
yaşatılan bir alışkanlığa dönüştürür.
Kimin ne kadar bildiğiyle ilgilenmezler;
önem verdikleri, bir yüreğe dokunabilmiş olmaktır.

Belki senin de hayatına bir gün,
adını bilmediğin ama yüreğini hissettiğin biri dokunmuştur.
Belki hâlâ içten ettiğin bir “Allah razı olsun” cümlesi,
bir yerlerde bir iyiliği sessizce yapan birine ulaşmıştır.

Ve biz…
Ne kadar görünür olursa olsun kötülük,
iyiliği sessizce yapanları unutmamalıyız.
Çünkü dünya,
onların omzunda dönmeye devam ediyor.