Bazen bir şeyleri yarım bırakmak için bin tane nedenimiz olur. Yorgunuzdur, kırılmışızdır, umudumuz tükenmiştir… Ve tam o anda içimizden o tanıdık ses yükselir: “Bırak gitsin… Zaten olmuyor.”
Pes etmek, aslında kulağa güçlü bir karar gibi gelir bazen. Ama çoğu zaman yorgunluğun ve korkunun süslü bir kılıfıdır. Oysa denemek, her şeye rağmen yeniden kalkmak… İşte o, gerçekten cesaret ister.
Hayat dediğimiz şey düz bir çizgi değil. Herkesin yolculuğu inişli çıkışlı, bazen sisli, bazen fırtınalı. Ama ne gariptir ki, en çok da o zor anlar büyütür bizi. En çok düştüğümüzde öğreniriz ayakta durmayı.
Biliyor musun? Kimse sürekli güçlü kalamaz. Ama herkes yeniden denemeyi seçebilir. Belki de başarının sırrı, çok yetenekli olmaktan değil, pes etmeyen bir yürekten geçiyor. Çünkü denemeye devam eden, bir noktada kendi gücünü keşfeder.
Küçük bir adım bile bazen dağın tepesine giden yolun başlangıcıdır. Ama o ilk adımı atmak… İşte cesaret orada saklıdır. Herkes başlayabilir ama devam edenler fark yaratır.
Belki şu an zor bir dönemdesin, belki içinden “yeter” demek geçiyor. Ama kendine şunu hatırlat: “Pes edersen, bugüne kadar gösterdiğin tüm çaba boşa gidecek. Ama denersen… Belki her şey değişecek.”
Unutma, herkes bir yerlerden kırık. Ama bazıları, o kırık yerlerinden ışık sızdırmayı öğreniyor.
O yüzden ne olursa olsun, bir kez daha dene. Çünkü sen vazgeçmeye değil, başarmaya layıksın.