Son zamanlarda hepimizin dilinde aynı cümle dolaşıyor: “Yeni nesil çok bencil.” Ama mesele yalnızca yeni nesil mi, yoksa biz mi yavaş yavaş kendimizden uzaklaşıyoruz? İnsanların duygu ve düşüncelerini yok saymanın neredeyse normalleştiği bir çağdayız. Dinlemek yorucu, anlamaya çalışmak zaman kaybı, empati ise lüks gibi görülüyor. Herkesin acelesi var; anlatacak çok şeyi, ama dinleyecek sabrı yok. Birbirimize temas ediyoruz belki ama gerçekten temas etmiyoruz. Göz göze geliyoruz ama görmüyoruz.

Daha da düşündürücü olan şu: Bu duyarsızlığa yalnızca yeni nesil kapılmıyor. Onlara ayak uydurmaya çalışan eski nesil de yavaş yavaş “yoldan çıkıyor.” Bir zamanlar “ayıp” dediğimize bugün omuz silkiyoruz. “Olmaz” dediklerimiz, “herkes yapıyor”a dönüşüyor. Değerlerimiz güncelleniyor ama ne yazık ki çoğu zaman aşağı doğru.

Eskiden insanlar susarak incitmemeye çalışırdı, şimdi susmak bile suç. Eskiden büyükler yol gösterirdi, şimdi alkış toplamak için gençleşmeye çalışıyorlar. Sosyal medyada var olabilmek, vicdanlı olmaktan daha kıymetli hâle geldi. Haklı olmak değil, görünür olmak önemli.

Peki ne yapacağız?

Belki de çözüm büyük laflarda değil, küçük geri dönüşlerde saklı. Her şeye rağmen durup “Ben kimim, neye dönüşüyorum?” diye sormakta. Herkesin bağırdığı yerde alçak sesle konuşabilmekte. Herkesin geçtiği yerden değil, doğru bildiğimiz yoldan yürümekte.

Yeni nesli suçlamak kolay. Ama onları biz yetiştirdik. Onlara nasıl model olduysak, bugün onu izliyoruz. Sabırsızsak, onlar daha sabırsız. Empatiden yoksunsak, onlar daha sert. Aynaya bakmadan eleştirmek, yarayı iyileştirmiyor.

Belki de yapmamız gereken şey, yeniden hatırlamak.
İnsanın insana yük değil, emanet olduğunu…
Anlamanın, cevap vermekten daha kıymetli olduğunu…
Ve vicdanın, zamana göre şekil almaması gerektiğini…

Bu çağın en büyük devrimi belki de şudur:
Herkes hızlanırken yavaşlamak.
Herkes düşünmeden konuşurken susup düşünmek.
Herkes kendini merkeze koyarken, bir başkasını ciddiye almak.

Belki dünyayı değiştiremeyiz. Ama kendi küçük çevremizde hâlâ insan kalabiliriz. Ve bazen, bu bile sandığımızdan çok daha büyük bir direniştir.