Çünkü bu dünya geçici. Ama insan kalmak, sonsuz bir sınavdır. Ve belki de ömrümüz boyunca en çok çalışmamız gereken ders… budur.
İnsan olmak kolay değil.
Sadece nefes almakla bitmiyor bu iş.
Gerçekten “insan” kalabilmek… işte asıl sınav orada başlıyor.
Vicdanla, sabırla, merhametle, ahlakla sınanıyoruz her gün.
Birine sinirlenip sessiz kalmayı başarmak mesela.
Affetmekle unutmamak arasındaki o ince çizgide yürümek…
Haksızlığa uğradığında bile “haklı” kalmayı seçmek.
İnsan olmak, sadece güzel sözler söylemek değil;
Bazen kelimeleri yutmak, bazen gururunu yere koyup özür dilemek…
Bazen hiç kimsenin görmediği bir iyiliği yapmak.
Ve çoğu zaman bunun karşılığını beklememek.
Ne kadar okursak okuyalım, hangi başarıya ulaşırsak ulaşalım,
Kibirle sınanırız.
Ne kadar sevilirsek sevelim, sadakatle sınanırız.
Ne kadar gülersek gülelim, içimizde sessizce büyüyen bir sabırla sınanırız.
İnsan olmak, aslında hiç bitmeyen bir sınavın içinde ayakta durmaya çalışmaktır.
Gün gelir gücümüzle,
Gün gelir zaaflarımızla,
Bazen dilimizle, bazen kalbimizle sınanırız.
Ve bu sınavda her zaman doğruyu bilmek yetmez, bazen yanlış yaparak da öğreniriz.
İnsan olmak, sadece başkalarına değil, en çok da kendimize karşı dürüst kalabilmektir.
Kimsenin görmediği yerde bile doğruyu yapabilmektir.
Gücümüz varken ezmemek, hakkımız varken susmamak,
Ve her şeyden önemlisi: Kalbimizi kirletmemektir.