Bugün en çok yanlış anlaşılmaktan yoruldum. Konuşmaktan değil… Sürekli kendimi açıklamak zorunda kalmaktan. Kalabalıkların içinde yalnız hissetmekten yoruldum.
Mesajlara saniyesinde cevap verilen ama kimsenin gerçekten dinlemediği bir çağda yaşamaktan…
Bazen düşünüyorum;
Hayal, başkasının mantığıyla ölçülmez ki.
Cesaret, çoğunluğun onayını beklemez.
Başarı da en çok “yapamazsın” denilen yerden filizlenir.
O yüzden yürümeye devam ediyorum.
Çünkü biliyorum, bir gün aynı insanlar
“Zaten farklıydı” diyecek.
Şunu da biliyorum:
Eğer vazgeçersem sadece bir hedeften değil, kendimden vazgeçmiş olacağım.
Bu yüzden yorulsam da bırakamıyorum.
Çünkü insan en çok kendi içinde pes edince tükeniyor.
“Mutluluk parayla ölçülmez” diyorum hep.
Benim için mutluluk; birlikte içilen bir kahvede, içten bir sarılmada, gece başımı yastığa koyduğumda hissettiğim huzurda saklı.
Evet, para evi ısıtır.
Ama içimdeki yalnızlığı ısıtamaz.
Güzel bir masa kurabilir belki…
Ama o masada samimiyet yoksa, ben yine aç kalkarım.
Beni en çok yoran şey ne biliyor musun?
Herkesin kendi çıkarına odaklandığı bir dünyada iyi kalmaya çalışmak.
Ama yine de biliyorum…
Benim gibi düşünen insanlar var.
Belki çok ses çıkarmıyorlar.
Belki kalabalık değiller.
Ama varlar.
Hassas olmam zayıflık değil.
Tam tersine, bu çağda nadir bulunan bir güç.
Yorulmam kötü değil.
Yorulmam; çabaladığımı gösteriyor.
Hissettiğimi gösteriyor.
Asıl korktuğum şey hissizleşmek.
“Boş ver” deyip her şeyi normalleştirmek.
İçimden bir şeylerin eksilmesine alışmak.
Çünkü eğer hâlâ kırılıyorsam,
hâlâ hayal kuruyorsam,
hâlâ daha iyisini istiyorsam…
Demek ki bitmemişim.
Belki de biraz geri çekilmem gerekiyordur.
Herkese kendimi anlatmayı bırakıp, gerçekten duyan birkaç kişiye yönelmem gerekiyordur.
Her tartışma cevap istemiyor.
Her insan beni anlamak zorunda değil.
Ve ben, herkese kendimi ispat etmek zorunda değilim.
Bazen en büyük güç; susup enerjimi koruyabilmek.
Kendime sık sık şunu hatırlatıyorum:
Benim değerim, beni anlamayanların kapasitesiyle ölçülmez.
Benim mutluluğum, başkalarının beklentilerine bağlı değil.
Benim hayallerim, başkalarının korkularından daha kıymetli.
Bir gün gerçekten anlaşılacağım bir yerde olacağım.
Ama ondan önce, kendimle aynı tarafta olmayı öğrenmem gerekiyor.
Çünkü beni en çok iyileştirecek şey,
en sonunda kendimi yarı yolda bırakmamam.